Discipline: Festival

Yaz Festivali 2025

Tarih 14 Haziran 2025
Kategori Festival

Tarabya Kültür Akademisi, 14 Haziran 2025 tarihinde altıncı kez yıllık Yaz Festivali’ni kutladı. Kültür Akademisi geçmiş dönem sanatçıları ve yerel sanatçılar, Almanya Büyükelçisinin yazlık rezidansını performanslarla, müzikle ve görsel çalışmalarla yaratıcı bir üretim alanına dönüştürdüler.

Bu yılki Yaz Festivali, Patrizia Bach, Kaan Bıyıkoğlu, Itamar Gov, Matthias Göritz, Natalie Greffel, Jasmin İhraç, Nalan Karacagil, Elif Sözer & Zeynep Özden ve caner teker’in eser ve çalışmalarıyla zenginleşti.
Çeşitli sanatsal program kapsamında Patrizia Bach’ın Her Anıyla Alıntılanan Geçmiş – örnek olarak İstanbul (2015’ten günümüze) başlıklı sergisi, Elif Sözer ve Zeynep Özden’in performatif okuması IVI BURADAYDI, Jasmin İhraç’ın VAHA HUBs iş birliğinde gerçekleştirdiği performatif işitsel turu Treesounds ve bunun yanı sıra konserler, okumalar, performanslar ve turlar yer aldı.

Festival, yerel camiasından sanatçılar ve kültür profesyonellerini Almanya’dan gelen temsilcilerle bir araya getirdi ve kültürel alışveriş için alanlar yarattı.

Devamını oku Daha az

Studio Bosporus

Year 2021
Kategori Festival

Studio Bosporus festival ile, Tarabya Kültür Akademisi 3 Eylül-31 Ekim 2025 tarihleri arasında 10. yaş gününü 22 farklı etkinlik mekanında kutlamıştır. Festival merkezini Kunstraum Kreuzberg/Bethanien oluşturmuştur. Tarihine de baktığımızda, daha uygun bir etkinlik mekanı pek de bulunamazdı sanki. Çünkü Almanya ile Türkiye arasındaki İşgücü Alımı Anlaşması’nın 60 yıllık tarihini Berlin’in Kreuzberg semtinden daha güzel yansıtan bir yer yoktur herhalde. İki ülke arasındaki bağlantı hatlarının Almanya ile Türkiye’nin “misafir işçi tarihinden” çok daha eski olduğu gerçeğinin vurgulanmasına genel kabulde pek sık rastlamıyoruz.

Festival katılımcılarının sanatsal ve söylemsel katkıları sayesinde yerel bağlamlar, küresel meseleler ve güncel kentsel eğilimler farklı bakış açılarından ele alınmıştır. Bu kapsamda, Almanya ile Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı esnasındaki ilişkileri önemli bir yer tuttuğu gibi, Almanya ile Türkiye arasında imzalanan İşgücü Alımı Anlaşması’nın 60. yıl dönümü de bir diğer dayanak noktasını oluşturmuştur. Anlaşmanın beraberinde getirdiği göç süreci, iki ülkeyi de belirgin şekilde etkiledi ve değiştirmiştir.

Öte yandan, iklim krizi ve kentsel dönüşüm süreçleri gibi aciliyeti olan konuları ele alan çalışmalar, küresel sorunların iki ülkedeki etkilerini gözler önüne serimiştir. Türkiye, özellikle de ülke ekonomisinin kalbi olan İstanbul, son 20 yılda neoliberal şehir planlaması projeleri tarafından şekillendiriliyor: Yapımı aşamasında yüz binlerce ağacın ve çok sayıda köyün yok olduğu, büyük tartışmalara yol açan yeni havalimanı, artan bir toplumsal ayrımı beraberinde getiren gökdelenler ve güvenlikli siteler.

Kadın hakları, LGBTQ ve beden siyaseti gibi meseleleri irdeleyen çalışmalarda toplumsal noksanlıklar mercek altına alınmıştır.
Yalnızca 2020 yılında Türkiye’de 404 kadın cinayetlere kurban gitmiştir. Kuir bireylere kamusal alanda uygulanan şiddet artmakta, Onur Yürüyüşleri yıllardır yasaklanıyor. Türkiye 2021 yılında, Avrupa genelinde kadınlara karşı şiddeti engellemeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiştir.

Buna ek olarak, rezidans programlarının konumlarını ve maksatlarını irdeleyen, bulunduğu çevre ve kentten duvarlarla
ayrılmış olan bir rezidansta kentin sanat ortamı ve sanatçılarıyla ne şekilde ilişkiler kurulup geliştirilebileceği sorularına cevap arayan sanatsal çalışmalar gösterilmiştir.

Edebiyat ve söyleşiler programı ise ağırlıklı olarak Almanya toplumunun bugününü masaya yatırmıştır. Bu toplum 2021 yılında, hem Yahudi hem göçmenlik sonrası hem kuir hem siyah hem de çok daha fazlasıydı. Bunun böyle olabilmesinde, kültürü ve sivil toplumu belirgin ölçüde değiştirmiş olan onlarca yıllık göç tarihinin de etkisi büyük elbette. Bu yeni gerçeklik, Almanya toplumunun dününe ve bugününe yaklaşırken yeni bakış açıları ihtiyacını da doğuruyor. Edebiyat ve
denemecilik alanları, burada yaşayan tüm insanların tarihinin ve öykülerinin çetrefilliğini betimleyebilen değerli bir pratik oluşturuyor.

Bağlantı ağları, aidiyetler, küresel meseleler, tarih ve hikâyeler; tüm bunların arayışı gelecekte de Almanya’dan ve Türkiye’den sanatçıların odağında olacak. Tarabya Kültür Akademisi ise bu arayışa katkı sağlamayı sürdürecektir.