Discipline: Güzel Sanatlar

Sven Johne

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar

Öncelikli olarak fotoğraf, film, metin ve sanatsal araştırma alanlarında çalışan Sven Johne, 1976 yılında Doğu Almanya’nın Bergen auf Rügen kentinde dünyaya geldi, halihazırda Berlin’de yaşıyor. Çalışmaları sıklıkla iki Almanya’nın birleşmesinin toplumsal sonuçları ve Batı dünyasında yaşanan sosyal kırılma anlarıyla ilgileniyor. Johne bu çalışmalarında sık sık belgesel ve biyografik araştırmaları, kurmaca ya da edebi unsurlarla birleştiriyor. Bu sayede işleri gerçeklik, hafıza ve anlatı arasında salınıyor. Johne genellikle bireysel trajedilerle ve tali olaylarla, yani “dünya tarihinin dipnotları”yla ilgileniyor. Çalışmaları Berlin Bienali (2022), Karaçi Bienali (2019), Riga Bienali (2018), OFF-Biennale Budapest (2017), Selanik Bienali (2015) başta olmak üzere çok sayıda kişisel ve karma sergide yer aldı. Johne’un külliyatı, Akademie der Künste Berlin’in 2016 sanat ödülü (güzel sanatlar alanında), Deutsche Akademie Villa Massimo’nun Casa Baldi Bursu (2013), Karl-Schmidt-Rottluff Bursu (2010), Marion-Ermer Ödülü (2005), Alfried-Krupp von Bohlen und Halbach Vakfı’nın çağdaş Alman fotoğrafı bursu (2004) dahil pek çok ödül ve bursa layık görüldü. Son olarak, kapsamlı projeleriyle E.ON Vakfı’nın Visit Bursu (2022) ve DZ Bank Kunststiftung Bursu (2025) kendisine verildi. Eserleri, Essen’deki Museum Folkwang, Lüksemburg’daki MUDAM, Münih’teki Pinakothek der Moderne ve İtalya’nın Bologna kentindeki Fondazione Mast gibi pek çok Alman ve uluslararası koleksiyonda yer almaktadır.

Sven Johne, Haziran ile Eylül 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmaktadır.

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar
© KLEMM'S

Öncelikli olarak fotoğraf, film, metin ve sanatsal araştırma alanlarında çalışan Sven Johne, 1976 yılında Doğu Almanya’nın Bergen auf Rügen kentinde dünyaya geldi, halihazırda Berlin’de yaşıyor. Çalışmaları sıklıkla iki Almanya’nın birleşmesinin toplumsal sonuçları ve Batı dünyasında yaşanan sosyal kırılma anlarıyla ilgileniyor. Johne bu çalışmalarında sık sık belgesel ve biyografik araştırmaları, kurmaca ya da edebi unsurlarla birleştiriyor. Bu sayede işleri gerçeklik, hafıza ve anlatı arasında salınıyor. Johne genellikle bireysel trajedilerle ve tali olaylarla, yani “dünya tarihinin dipnotları”yla ilgileniyor. Çalışmaları Berlin Bienali (2022), Karaçi Bienali (2019), Riga Bienali (2018), OFF-Biennale Budapest (2017), Selanik Bienali (2015) başta olmak üzere çok sayıda kişisel ve karma sergide yer aldı. Johne’un külliyatı, Akademie der Künste Berlin’in 2016 sanat ödülü (güzel sanatlar alanında), Deutsche Akademie Villa Massimo’nun Casa Baldi Bursu (2013), Karl-Schmidt-Rottluff Bursu (2010), Marion-Ermer Ödülü (2005), Alfried-Krupp von Bohlen und Halbach Vakfı’nın çağdaş Alman fotoğrafı bursu (2004) dahil pek çok ödül ve bursa layık görüldü. Son olarak, kapsamlı projeleriyle E.ON Vakfı’nın Visit Bursu (2022) ve DZ Bank Kunststiftung Bursu (2025) kendisine verildi. Eserleri, Essen’deki Museum Folkwang, Lüksemburg’daki MUDAM, Münih’teki Pinakothek der Moderne ve İtalya’nın Bologna kentindeki Fondazione Mast gibi pek çok Alman ve uluslararası koleksiyonda yer almaktadır.

Sven Johne, Haziran ile Eylül 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmaktadır.

Pelin Tan & Özge Çelikaslan

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar

Pelin Tan, Keith Haring Sanat ve Aktivizm Ödülü’nün altıncı sahibi (2019) ve Mardin’de yaşıyor. Batman Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi ve kültür çalışmaları master programı yöneticisi olan Tan, Beyrut Orient Institut’tan Roemer Bursu aldı (2024) ve Atina’da Sosyal Bilimler Ulusal Enstitüsü’nde konuk araştırmacı oldu (2026). 2019 yılından bu yana IBA Stuttgart 2027’nin küratörler kurulunda yer alıyor. Tan, i press Cambridge dergisinin yayın yönetmenliğini yürütüyor. Forms of Non-Belonging adlı kitabı e-flux books&Sternberg Press, MIT Press tarafından 2026’da yayınlandı.

Sanatçı Anton Vidokle ile beraber pek çok film yönetti, son filmi Gılgamesh: She, Who Saw the Deep / Gilgamêş: Ewe ku kûrahî dît (2022) ile Sharjah Film Ödülü’nü aldı (2020). Kısa metrajlı belgeseli Landscapes as Archives, Ramallah’taki Qattan Vakfı’nda gösterildi (2023). Kısa süre önce Yezidi kadın toplulukları ve kadın emeği hakkındaki araştırma videosu Dimeşin/Walking, Zagreb Modern Sanat Müzesi’nde (msu) sergilendi. Tan’ın çalışmaları ayrıca CIVA Brüksel (2024), Oslo Arkitekturtriennale trienali (2016), Bergen Assembly (2013), İstanbul Bienali (2007, 2015, 2022), Beijing Art Biennial (2023), Lisbon Architecture Triennale (2014), Ashkal Alwan Homeworks, İstanbul Tasarım Bienali (2021) ve benzeri mekânlarda sergilendi. Tan Artıkİşler video kolektifi ve Mardin merkezli Arazi Meclisi (Arazi Assembly) üyesidir.

Özge Çelikaslan hareketli imgeler, arşiv pratikleri ve araştırma temelli sanat alanlarında çalışıyor ve bellek, mekân ve arşiv ekolojileri gibi meseleleri göz ardı edilmiş görsel ve işitsel malzemeler aracılığıyla sorguluyor. Yerleştirmeleri ve arşiv derlemeleri, arşivlerdeki boşlukların susturulmuş anlatılara ve tartışmalı tarihsel meselelere nasıl alan açabildiğini inceliyor. Braunschweig Güzel Sanatlar Yüksekokulu’ndan (HBK) doktorasını alan Çelikaslan’ın bir kamusal değer olarak arşivler konusundaki araştırmaları, Archiving the Commons: Looking through the Lens of bak.ma (2024) yayınının da temelini oluşturdu. İşbirliğine dayalı bir dijital arşiv olan ve bağlamla ilişkili anımsamanın yanı sıra tarihin belgelenmesi ve yeniden tahayyül edilmesinin katılımcı biçimleri ile ilgilenen bak.ma’nın kurucularından. Çalışmaları başta transmediale, İstanbul Bienali, HKW Berlin, ZKM Karlsruhe ve De Appel olmak üzere çeşitli mecralarda sergilenen Tan, AGIT Berlin, der Akademie Schloss Solitude ve CAIS Bochum gibi kurumlardan konuk sanatçı olarak davetler ve burslar aldı.

Pelin Tan ve Özge Çelikaslan, Allianz Foundation tarafından desteklenen Alman-Türk ortak üretim programı kapsamında Haziran-Eylül 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde konuk sanatçı olarak bulunmaktalardır.

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar
© Ouyang Yangyi / © Courtesy of the artist

Pelin Tan, Keith Haring Sanat ve Aktivizm Ödülü’nün altıncı sahibi (2019) ve Mardin’de yaşıyor. Batman Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi ve kültür çalışmaları master programı yöneticisi olan Tan, Beyrut Orient Institut’tan Roemer Bursu aldı (2024) ve Atina’da Sosyal Bilimler Ulusal Enstitüsü’nde konuk araştırmacı oldu (2026). 2019 yılından bu yana IBA Stuttgart 2027’nin küratörler kurulunda yer alıyor. Tan, i press Cambridge dergisinin yayın yönetmenliğini yürütüyor. Forms of Non-Belonging adlı kitabı e-flux books&Sternberg Press, MIT Press tarafından 2026’da yayınlandı.

Sanatçı Anton Vidokle ile beraber pek çok film yönetti, son filmi Gılgamesh: She, Who Saw the Deep / Gilgamêş: Ewe ku kûrahî dît (2022) ile Sharjah Film Ödülü’nü aldı (2020). Kısa metrajlı belgeseli Landscapes as Archives, Ramallah’taki Qattan Vakfı’nda gösterildi (2023). Kısa süre önce Yezidi kadın toplulukları ve kadın emeği hakkındaki araştırma videosu Dimeşin/Walking, Zagreb Modern Sanat Müzesi’nde (msu) sergilendi. Tan’ın çalışmaları ayrıca CIVA Brüksel (2024), Oslo Arkitekturtriennale trienali (2016), Bergen Assembly (2013), İstanbul Bienali (2007, 2015, 2022), Beijing Art Biennial (2023), Lisbon Architecture Triennale (2014), Ashkal Alwan Homeworks, İstanbul Tasarım Bienali (2021) ve benzeri mekânlarda sergilendi. Tan Artıkİşler video kolektifi ve Mardin merkezli Arazi Meclisi (Arazi Assembly) üyesidir.

Özge Çelikaslan hareketli imgeler, arşiv pratikleri ve araştırma temelli sanat alanlarında çalışıyor ve bellek, mekân ve arşiv ekolojileri gibi meseleleri göz ardı edilmiş görsel ve işitsel malzemeler aracılığıyla sorguluyor. Yerleştirmeleri ve arşiv derlemeleri, arşivlerdeki boşlukların susturulmuş anlatılara ve tartışmalı tarihsel meselelere nasıl alan açabildiğini inceliyor. Braunschweig Güzel Sanatlar Yüksekokulu’ndan (HBK) doktorasını alan Çelikaslan’ın bir kamusal değer olarak arşivler konusundaki araştırmaları, Archiving the Commons: Looking through the Lens of bak.ma (2024) yayınının da temelini oluşturdu. İşbirliğine dayalı bir dijital arşiv olan ve bağlamla ilişkili anımsamanın yanı sıra tarihin belgelenmesi ve yeniden tahayyül edilmesinin katılımcı biçimleri ile ilgilenen bak.ma’nın kurucularından. Çalışmaları başta transmediale, İstanbul Bienali, HKW Berlin, ZKM Karlsruhe ve De Appel olmak üzere çeşitli mecralarda sergilenen Tan, AGIT Berlin, der Akademie Schloss Solitude ve CAIS Bochum gibi kurumlardan konuk sanatçı olarak davetler ve burslar aldı.

Pelin Tan ve Özge Çelikaslan, Allianz Foundation tarafından desteklenen Alman-Türk ortak üretim programı kapsamında Haziran-Eylül 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde konuk sanatçı olarak bulunmaktalardır.

Mehtap Baydu: Seni Sevmek Çok Zor!

Tarih 29. Nisan - 16. Kasım 2026
Kategori Güzel Sanatlar
İki Dudağımın Arasında, 2017, Altın döküm, 2 x 6 x 2,5 cm, Özel koleksiyon Fotoğraf: Hadiye Cangökçe

Mehtap Baydu’nun Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi Seni Sevmek Çok Zor! sanatçının bu proje ürettiği yeni yapıtlarını yakın dönem eserlerinden bir seçkiyle bir araya getiriyor. Baydu’nun performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu bağlantıları ve geçişkenlikleri görünür kılan sergi, beden ile nesnenin etkileştiği katmanlı bir duyumsama alanı sunuyor. Seni Sevmek Çok Zor!’un kalbinde açık uçlu bir ortaklığı mümkün kılan bir çokluk yatıyor. Sanatçının, belleğinde yer eden anlatıları ve öğeleri dönüştürerek, farklı kimliklere bürünerek ve insan dışı unsurlarla da temas yoluyla biçimlendirdiği eserleri, yerleşik tanımlara ve sabit kimliklere başkaldıran bir akışkanlığa işaret ediyor.

Seni Sevmek Çok Zor! arzunun özünde yatabilen mesafe ve gerilimi, Baydu’nun pratiğinde önemli bir yer tutan kalıp alma sürecinin vadettiği mutlak yakınlık ve ima ettiği yokluk üzerinden yankılıyor. Yaşama içkin olan iradeyi ve kırılganlığı odağına alan eserler, sanatçının çoğaltma, parçalama, iz bırakma ve üst üste getirme yoluyla inşa etmeyi sürdürdüğü kapsayıcı ve kolektif bir bedeni hayata geçiriyor. Serginin mekânsal kurgusu, Baydu’nun seramik, bronz, kumaş, kâğıt veya cam gibi çeşitli malzeme ve dokularla ürettiği işlerini, bu üretimleri çevreleyen süreç kayıtları ve performatif izlerle bir araya getirerek her bir eserin zamansal ve maddi olarak çoğul karşılıklarını görünür kılıyor. Performansın nesneye nesnenin de performatif potansiyellere açıldığı çok yönlü bir sanat pratiğini öne çıkaran bu yerleşim, sanatçının yapıtlarını arada kalmışlık, dönüşüm ve yabancılaşma kavramları ekseninde deneyimlemeye davet ediyor.

Seni Sevmek Çok Zor!, Mehtap Baydu’nun 2019 yılında Berlin’de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği Nefes (Atem) başlıklı performansının sanatçı tarafından Arter’deki sergi mekânına uyarlanarak ilk kez bir sanat kurumu bünyesinde icrasına da yer veriyor. Sıkışmışlık, arada kalmışlık ve boşluk gibi anlam katmanlarını buluşturan bu performansında Baydu, eserin icrasına ayrılan alanın hacmiyle birebir ölçülerde üretilen bir balona üfleyerek görünmez nefesine somut bir varlık kazandırıyor. Nefes, serginin açılışından itibaren yaklaşık yirmi gün boyunca, Arter’in ziyarete açık olduğu günlerde belirli sürelerle canlı olarak icra edilecek. Ziyaretçiler, Baydu’nun şişireceği balon performans mekânını bütünüyle kaplayana dek sürecek performansı sergi alanındaki camlı bir bölmenin ardından takip edebilecek.

Sergide ayrıca Tarabya Kültür Akademisi Alumni Fonu desteğiyle üretilen bir eser de yer alıyor.

Devamını oku Daha az

Onur Gökmen’in yeni sergisi Salt Galata’da: Toprakaltı

Tarih 02 Nisan - 03 Mayıs 2026
Kategori Güzel Sanatlar
Toprakaltı (2026) filminden bir kare

Onur Gökmen’in, Haziran-Eylül 2025 döneminde katıldığı Tarabya Kültür Akademisi’ndeki konuk sanatçı programı kapsamında da üzerinde çalıştığı Toprakaltı adlı sergisi, 2 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında SALT Galata’da ziyaret edilebilir. Sergi, Türkiye’nin çevre politikaları ve bürokrasi tarihinde büyük ölçüde göz ardı edilmiş bir olayı odağına alıyor: 1986 Çernobil faciasından sonra Karadeniz’de yetişen çayda radyoaktif kirliliğin tespit edilmesi.  

Nükleer santraldeki patlamanın ardından, aralarında sanatçının ebeveyni İnci ve Ali Gökmen’in de bulunduğu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) görevli bir grup bilim insanı, radyoaktif serpintinin Karadeniz bölgesindeki çaya etkisini ölçmek üzere bir araştırma yürüttü. Bulgular bir raporda derlenerek ilgili mercilere sunuldu. Ancak resmî açıklamalar, ekonomik ve toplumsal istikrara ilişkin kaygıların da etkisiyle kirliliğin boyutunu ve sağlığa zararını azımsama eğilimindeydi. Halk sağlığı ve hesap verebilirlik tartışmaları sürerken, ODTÜ raporu nihayetinde basına sızdı. Meseleyi medyatikleşmiş görüntüler ve manşetler üzerinden ele alan haberler kamuda bir nebze farkındalık yaratsa da, devlet kurumlarının tepkileri değişmedi ve zehir bulaşmış çay dolaşımda kalmaya devam etti. “Radyoaktif çay daha lezzetlidir”, “Azıcık radyasyon kemiklere yararlıdır” gibi nükleerin etkilerini umursamayan sansasyonel açıklamalar ile çay içen devlet yetkililerinin görüntüleri kolektif hafızada yer edindi. Çay ise gözle görülemeyen, elle tutulamayan radyasyonun maddesel tanığı ve nükleer endişenin taşıyıcısı hâline geldi.  

Türkiye’nin nükleer geçmişinde önemli yeri olan bu vakadan üç kesit sahneleyen sergi, kurgusal ve belgesel unsurları birleştirerek anlatı ile kanıt arasında bir diyalog kurar. İlk bölümde, çaydaki kontaminasyonun keşfedildiği ODTÜ’den mekânsal bir kesit ile İnci ve Ali Gökmen’in aktarımına dayanan bir belgesel yer alır. Bir televizyon stüdyosunda geçen ikinci bölüm, medyanın devlet aygıtları ve bürokrasiyle iç içeliğini yansıtır. Enstalasyonun merkezinde, çaydaki radyoaktif madde miktarını yalanlarken hayalî bir Karadeniz imgesi de kuran haberlerden yola çıkan bir kısa film vardır. Dekorların arkasında yer alan üçüncü kısım ise bu iki anlatı arasından sızan, Çernobil felaketinin Türkiye’deki izleri niteliğindeki fotoğraflardan oluşur. 

Radyasyonun hem doğal hem de kurumsal sistemler içindeki hareketinin izini süren bu üç sahne, görünmez ve yavaş çevresel tahribatın halk sağlığını, siyasayı ve toplumsal anlatıları nasıl şekillendirdiğini açığa çıkarır. Aynı zamanda, radyasyonun hiçbir zaman bütünüyle geçmişte kalmadığını hatırlatır: Radyasyon ne tek bir kuşağa ne de belirli bir coğrafyaya aittir. Bulutlarla taşınan ve yeraltına sızan radyasyonun toprakla bugüne aktarılması gibi, bu olayın imgeleri de kişisel ve kolektif hafızada dolaşmayı sürdürür.

Devamını oku Daha az

Toprakaltı (2026) filminden bir kare

Onur Gökmen, Kötü Bulutlar, 2026

İnci Gökmen, University of Maryland’deki laboratuvarında, takribî 1970’ler sonu

Onur Gökmen, Çay İçen Bakan, 2026

Panel: Sanatçı & Koleksiyoner Konuşmaları - Video sanatı üretimi ve koleksiyonerliği üzerine

Tarih 04. Nisan 2026
Kategori Güzel Sanatlar

Elgiz Müzesi ve Tarabya Kültür Akademisi işbirliğiyle 4 Nisan sabahında düzenlenen panelde, video sanatı üretimi, video koleksiyonculuğu ve video mecrasının günümüzdeki dönüşümünü farklı perspektiflerden ele alınacak.  

Panelde, Elgiz Koleksiyonu’na yakın zamanda dahil olan “A BIG YEAR” başlıklı video çalışmasının sanatçısı ve aynı zamanda Şubat-Mayıs 2026 dönemi Tarabya Kültür Akademisi konuk sanatçısı olan Annika Kahrs ile, video ve yeni medya sanatına odaklanan koleksiyoner Agah Uğur bir araya geliyor. Sanatçı ve koleksiyoner arasında video sanatı üzerinden bir diyalog alanı açmayı ve farklı üretim ve biriktirme pratiklerinin kesişim noktalarını birlikte düşünmeyi hedefleyen bu panelin moderatörlüğünü sanatçı, akademisyen ve yönetmen Zeyno Pekünlü üstleniyor. 

Kontenjan sınırlı olduğundan katılım için kayıt formunun doldurulması gerekmektedir.
Kayıt formunu için buraya tıklayın 

4 Nisan 2026, Cumartesi 11:00-12:30 
Lokasyon: Elgiz Müzesi 

Annika Kahrs (d. 1984)
Annika Kahrs, Berlin’de yaşıyor ve çalışıyor. Performansları, filmleri ve ses yerleştirmeleri farklı sosyal, kültürel ve siyasi yapılar içinde müzik ve ses biçimindeki ses bilgisinin önemini ortaya koyar. Kahrs son yıllarda pek çok ödül aldı ve aralarında Japonya’daki Mercedes-Benz Art Scope & Arts Initiative Tokyo (2024), İtalya’daki Deutsche Akademie Rom Villa Massimo’ya ait Casa Baldi (2024) ve ABD’nin Los Angeles kentindeki Villa Aurora’nın (2023) da bulunduğu farklı kurumlara konuk sanatçı olarak davet edildi. 2024 sonbaharında Pauli Ödülü (eski adıyla Böttcherstraße Bremen) kısa listesine giren sanatçının işleri yerel ve uluslararası sergilerde yer aldı. 

Agah Uğur (d. 1957)
Agah Uğur, iş dünyasında uzun yıllara yayılan yöneticilik deneyiminin yanı sıra, özellikle video ve yeni medya sanatına odaklanan çağdaş sanat koleksiyonerliğiyle tanınır. Uluslararası şirketlerde edindiği deneyimin ardından Borusan Holding’de üst düzey yöneticilik ve CEO’luk görevlerinde bulunmuştur. Günümüzde farklı şirket ve girişimlerde aktif rol almayı sürdürürken, çağdaş sanat alanına duyduğu ilgiyi koleksiyonculuk pratiği üzerinden derinleştirmektedir.

Zeyno Pekünlü (d. 1980)
Zeyno Pekünlü çalışmaları çoğunlukla video ve enstalasyon formunu alan bir sanatçıdır. Çalışmaları hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda SALT, İstanbul Modern, CAC Brétigny, MAXXI (Roma), Whitechapel Gallery (Londra), Hammer Museum (Los Angeles) ve Jewish Museum (New York) gibi kurumlarda izleyiciyle buluşmuştur. 14. İstanbul Bienali, Jakarta Bienali ve EVA International (İrlanda) gibi bienallere yer almıştır. Red Thread Journal editöryel kolektifinin üyesi ve Köken Ergun ile birlikte KIRIK inisiyatifinin kurucularından biri.

Devamını oku Daha az
Kayıt formunu buradan ulaşabilirsiniz

Esra Ersen

Yıl 2015
Kategori Güzel Sanatlar

Esra Ersen İstanbul’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki öğreniminin ardından Fransa’da École supérieure des beaux-arts Nantes’ta bir diploma sonrası programdan mezun oldu. Araştırma temelli sanat pratiğinde, tarih ve tarihsel bakış açıları, bunların gündelik yaşam kültüründeki karşılıkları, eğitim ve zamanın değişimine uğrayan kültürel imgelere odaklanan Ersen, ulusal kimlik ve bu kimliklerin kurgulanma mekanizmalarını ele alıyor, çalışmalarında sözel aktarımlarla kollektif bellek, mikro tarih ile makro tarih arasında köprüler inşa ediyor. İrdelediği soruları neşeli bir yıkıcılıkla ele alan sanatçı, böylece toplumsal gerçekliğimizin çok katmanlı, kısmen çelişkili boyutlarını görünür kılıyor. Çalışmaları, 14. İstanbul Bienali (2015), 27. São Paulo Bienali (2006), 4. Liverpool Bienali (2006), 4. Kwangju Bienali (2002) ve Manifesta 4, Frankfurt am Main gibi sanat etkinlikleri kapsamında izleyiciyle buluştu. Çok sayıda ödül ve bursa layık görülen Ersen, 2019/2020 Villa Massimo Roma Ödülü’ne layık görüldü.

Esra Ersen Eylül ile Kasım 2015 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi konuk sanatçısı olarak İstanbul’da bulundu.

Yıl 2015
Kategori Güzel Sanatlar
© Privat

Esra Ersen İstanbul’da Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ndeki öğreniminin ardından Fransa’da École supérieure des beaux-arts Nantes’ta bir diploma sonrası programdan mezun oldu. Araştırma temelli sanat pratiğinde, tarih ve tarihsel bakış açıları, bunların gündelik yaşam kültüründeki karşılıkları, eğitim ve zamanın değişimine uğrayan kültürel imgelere odaklanan Ersen, ulusal kimlik ve bu kimliklerin kurgulanma mekanizmalarını ele alıyor, çalışmalarında sözel aktarımlarla kollektif bellek, mikro tarih ile makro tarih arasında köprüler inşa ediyor. İrdelediği soruları neşeli bir yıkıcılıkla ele alan sanatçı, böylece toplumsal gerçekliğimizin çok katmanlı, kısmen çelişkili boyutlarını görünür kılıyor. Çalışmaları, 14. İstanbul Bienali (2015), 27. São Paulo Bienali (2006), 4. Liverpool Bienali (2006), 4. Kwangju Bienali (2002) ve Manifesta 4, Frankfurt am Main gibi sanat etkinlikleri kapsamında izleyiciyle buluştu. Çok sayıda ödül ve bursa layık görülen Ersen, 2019/2020 Villa Massimo Roma Ödülü’ne layık görüldü.

Esra Ersen Eylül ile Kasım 2015 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi konuk sanatçısı olarak İstanbul’da bulundu.

Sarah Szczesny

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar

Sarah Szczesny Köln’de yaşıyor ve çalışıyor. Sanat eğitimini 2009 yılında Prof. Rosemarie Trockel’ın master öğrencisi olarak tamamladı, 2021’den bu yana Düsseldorf’taki Robert Schumann Yüksekokulu’nda Müzik ve Medya Enstitüsü’nde görsel yöntem dersi veriyor. 2024’ten itibaren Köln Üniversitesi’nde resim dersleri vermeye başlayan sanatçı, Münster Güzel Sanatlar Akademisi’nde konuk öğretim görevlisi olarak bulundu. Resim, kolaj, video ve performans alanında verdiği eserler, Kunstverein Düsseldorf, Neuer Aachener Kunstverein, Ludlow 38 ve New York’taki Martos Gallery’nin yanı sıra Los Angeles’taki O-Town House’da sergilendi. Szczesny’nin çalışmasının merkezinde kültürel hiyerarşilerin sorgulanması ve resim sanatının animasyon, ses ve popüler kültür referanslarıyla deneysel biçimde genişletilmesi yer alıyor. 2016’dan bu yana müzisyen ve yapımcı Lena Willikens ile birlikte performans, video çalışmaları ve yerleştirmeler içeren ve sanat kurumları ve tiyatroların yanı sıra müzik ve film festivallerinde gösterilen Phantom Kino Ballett adlı süreçsel proje üzerinde çalışıyor.

Sarah Szczesny, Şubat ile Mayıs 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmuştur.

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar
© Anna Sofie Hartmann

Sarah Szczesny Köln’de yaşıyor ve çalışıyor. Sanat eğitimini 2009 yılında Prof. Rosemarie Trockel’ın master öğrencisi olarak tamamladı, 2021’den bu yana Düsseldorf’taki Robert Schumann Yüksekokulu’nda Müzik ve Medya Enstitüsü’nde görsel yöntem dersi veriyor. 2024’ten itibaren Köln Üniversitesi’nde resim dersleri vermeye başlayan sanatçı, Münster Güzel Sanatlar Akademisi’nde konuk öğretim görevlisi olarak bulundu. Resim, kolaj, video ve performans alanında verdiği eserler, Kunstverein Düsseldorf, Neuer Aachener Kunstverein, Ludlow 38 ve New York’taki Martos Gallery’nin yanı sıra Los Angeles’taki O-Town House’da sergilendi. Szczesny’nin çalışmasının merkezinde kültürel hiyerarşilerin sorgulanması ve resim sanatının animasyon, ses ve popüler kültür referanslarıyla deneysel biçimde genişletilmesi yer alıyor. 2016’dan bu yana müzisyen ve yapımcı Lena Willikens ile birlikte performans, video çalışmaları ve yerleştirmeler içeren ve sanat kurumları ve tiyatroların yanı sıra müzik ve film festivallerinde gösterilen Phantom Kino Ballett adlı süreçsel proje üzerinde çalışıyor.

Sarah Szczesny, Şubat ile Mayıs 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmuştur.

Johannes Vogl

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar

Johannes Vogl, gündelik nesnelerden kendine özgü heykel ve makineler inşa ediyor. Kendini geleneksel anlamda bir heykeltıraştan ziyade şiirsel bir mucit olarak tarif eden sanatçıya heykel, yerleştirme ve videolarında ilham veren daha çok gündelik durumlar oluyor. Söz konusu nesne ve aparatlar artık insana hizmet etmiyor, mantıklı işlevlere sahip değil, aksine sonsuz döngülerde devinip kendileriyle monoton bir diyaloga giriyor. Vogl’ın işleri dışarlıklı makineler, kendine özgü tuhaflıklar olarak işliyor. İnsan ile heykel, özne ile nesne, gözlemci ile gözlemlenen arasındaki ilişki, nesneler dünyasını önceliyor.

Johannes Vogl, Şubat ile Mayıs 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmuştur.

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar
© Adina Mocanu

Johannes Vogl, gündelik nesnelerden kendine özgü heykel ve makineler inşa ediyor. Kendini geleneksel anlamda bir heykeltıraştan ziyade şiirsel bir mucit olarak tarif eden sanatçıya heykel, yerleştirme ve videolarında ilham veren daha çok gündelik durumlar oluyor. Söz konusu nesne ve aparatlar artık insana hizmet etmiyor, mantıklı işlevlere sahip değil, aksine sonsuz döngülerde devinip kendileriyle monoton bir diyaloga giriyor. Vogl’ın işleri dışarlıklı makineler, kendine özgü tuhaflıklar olarak işliyor. İnsan ile heykel, özne ile nesne, gözlemci ile gözlemlenen arasındaki ilişki, nesneler dünyasını önceliyor.

Johannes Vogl, Şubat ile Mayıs 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmuştur.

Annika Kahrs

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar

Annika Kahrs, Berlin’de yaşıyor ve çalışıyor. Performansları, filmleri ve ses yerleştirmeleri farklı sosyal, kültürel ve siyasi yapılar içinde müzik ve ses biçimindeki ses bilgisinin önemini ortaya koyar. Kahrs son yıllarda pek çok ödül aldı ve aralarında Japonya’daki Mercedes-Benz Art Scope & Arts Initiative Tokyo (2024), İtalya’daki Deutsche Akademie Rom Villa Massimo’ya ait Casa Baldi (2024) ve ABD’nin Los Angeles kentindeki Villa Aurora’nın (2023) da bulunduğu farklı kurumlara konuk sanatçı olarak davet edildi. 2024 sonbaharında Pauli Ödülü (eski adıyla Böttcherstraße Bremen) kısa listesine giren sanatçının işleri yerel ve uluslararası sergilerde yer aldı. Katıldığı son sergiler arasında Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart, Berlin (2025), Biennale Son, Sion, İsviçre (2025), EMΣT | The National Museum of Contemporary Art Athens, Yunanistan (2025), Kunsthaus Baselland, Basel, İsviçre (2025), 60. Oktober Salon, Belgrad, Sırbistan (2024), Schering Stiftung, Berlin (2023), TONO Festival, Meksiko, Meksika (2023), Hamburger Kunsthalle, Hamburg (2022), 16e Biennale d’art contemporain de Lyon, Fransa (2022), The Brick (LAXART), Los Angeles, ABD (2021) sayılabilir.

Annika Kahrs, Şubat ile Mayıs 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmuştur.

Yıl 2026
Kategori Güzel Sanatlar
© Rosanna Graf

Annika Kahrs, Berlin’de yaşıyor ve çalışıyor. Performansları, filmleri ve ses yerleştirmeleri farklı sosyal, kültürel ve siyasi yapılar içinde müzik ve ses biçimindeki ses bilgisinin önemini ortaya koyar. Kahrs son yıllarda pek çok ödül aldı ve aralarında Japonya’daki Mercedes-Benz Art Scope & Arts Initiative Tokyo (2024), İtalya’daki Deutsche Akademie Rom Villa Massimo’ya ait Casa Baldi (2024) ve ABD’nin Los Angeles kentindeki Villa Aurora’nın (2023) da bulunduğu farklı kurumlara konuk sanatçı olarak davet edildi. 2024 sonbaharında Pauli Ödülü (eski adıyla Böttcherstraße Bremen) kısa listesine giren sanatçının işleri yerel ve uluslararası sergilerde yer aldı. Katıldığı son sergiler arasında Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart, Berlin (2025), Biennale Son, Sion, İsviçre (2025), EMΣT | The National Museum of Contemporary Art Athens, Yunanistan (2025), Kunsthaus Baselland, Basel, İsviçre (2025), 60. Oktober Salon, Belgrad, Sırbistan (2024), Schering Stiftung, Berlin (2023), TONO Festival, Meksiko, Meksika (2023), Hamburger Kunsthalle, Hamburg (2022), 16e Biennale d’art contemporain de Lyon, Fransa (2022), The Brick (LAXART), Los Angeles, ABD (2021) sayılabilir.

Annika Kahrs, Şubat ile Mayıs 2026 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde bulunmuştur.

Larissa Araz & Aria Farajnezhad

Yıl 2025
Kategori Güzel Sanatlar

Larissa Araz (İstanbul, 1990) sanatçı ve poşe Sanatçı İnisiyatifi’nin kurucusu. New York Üniversitesi’nde Medya, Kültür ve İletişim, İstanbul Koç Üniversitesi’nde Görsel Sanatlar eğitimi aldı. 2019’da Saha Studio’nun misafir sanatçı programına katıldı, 2020-2021’de Arter Araştırma Programı’nda yer aldı. 2021’de Prince Claus Seed Ödülü’nü kazandı, 2023 yılında WHW Akademija’ya seçildi. Avrupa Yatırım Bankası’nın Sanatçı Geliştirme Programı (Artist Development Program) kapsamında Paris’teki Cité internationale des arts’da konuk sanatçı programına davet edildi. 2024 yılında Yunanistan’daki Onassis Konuk Sanatçı Programı’nın bursiyeri oldu.

Araz, alternatif tarihlere, insan-dışı tanıklıklara ve baskın ideolojilerin kurumsal bilgi üretimi yoluyla inşasına odaklanıyor. Kişisel anlatılardan yola çıkarak toplumsal hafızaya kaydedilmemiş ya da orada gözlerden ırak tutulan belgeleri, arşivleri, kalıntıları, sessizlikleri, adları, izleri ve anıları araştırıyor. Gerçeklik ve kurgu arasında mekik dokuyarak olası gelecekleri ve açığa çıkarılmamış geçmişleri tartışmaya çalışıyor. Çalışmalarını çeşitli ortam ve araçlarla yürüten sanatçının pratiğinin odağında metin ve görüntü yer alıyor.

Sanatçı bir yandan da (yazar Ekin Can Göksoy ile birlikte) hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığına dair kadim inançtan yola çıkan palimpsest sanatçı kolektifini yürütüyor. palimpsest, tarihsel kayıtların bir araya getirilip sınıflandırılmasını esas alan modern arşiv kavramsallaştırmasının ötesine geçen bir yaklaşımla elyazmalarındaki derkenarlardan, binaların duvarlarından dökülen süslemelerden, buluntu fotoğrafların arkasına yazılmış mesajlardan ve artık orada olmayanların tanıklığından bir arşiv oluşturma amacıyla yola çıktı.

Araz, poşe Artist Run Space’i Nisan 2018’de kurdu. poşe bir topluluk kurma arzusuyla tasarlandı. Diyalog ve eleştiri ihtiyacı hissedenlere fiziksel ve düşünsel bir açık alan sunmayı amaçlıyor. poşe, solo ve toplu sergilerin yanı sıra çeşitli kamusal programlara ve başka içeriklere de ev sahipliği yapıyor.

 

Aria Farajnezhad (1989, Ahvaz, İran) mühendislik geçmişi olan, uzun süre ritim ve vurmalı çalgılar üzerine çalışmış­ disiplinlerarası bir sanatçı ve organizatördür. Ses ve görüntü araştırmalarında çeşitli mecralara başvuran sanatçının çalışmaları kuşkucu adli tıbba yakın durmaktadır. Kunstverein Hannover Ödülü’nü (2025/2026) kazanan Farajnezhad, 2024’te HIAP (Helsinki Uluslararası Sanatçı Programı), 2023’te WHW Akademija (Zagreb, Hırvatistan) ve 2018/2019’da Ashkal Alwan’ın (Beyrut, Lübnan) Home Workspace Programı bursiyeri oldu. 2020’den 2022’ye kadar Circa 106 (Bremen, Almanya) proje alanının eş direktörlüğünü yürüttü ve Future Archives (Worpswede/ Saarbrücken/Bitterfeld/Bremen, Almanya) proje serisini hayata geçirdi. Aria, Bremen Sanat Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Natascha Sadr Haghighian’ın yürüttüğü Meisterschüler:innen programını tamamlayarak Temmuz 2022’de mezun olmuştur. Farajnezhad, Ocak 2023’ten bu yana, Bremen’deki eski Devlet Merkez Bankası binası bağlamında istikrarsızlaştırılmış koruma/yıkım ikilemini araştırmakta ve kamusal alanların inşasında başat bir rol oynayan aşırı/noksan/eksik temsil politikalarını irdelemektedir. Bremen Tren Garı’nda bulunan mozaiklerdeki ırkçılığı eleştirel bir yaklaşımla sorgulayarak insanlığın evrensel, melez ve hiyerarşik olmayan veçhelerine yer açan alternatif perspektifler geliştirecek kolektif çalışmalar düzenlemektedir. 2023’te, sohbet ettiği kişilerle birlikte üzerine yazı yazılmış mozaikleri sohbet mekanına taşıdığı ve diasporik kopuşu bir yaratıcı güç olarak öne çıkardığı Mosaic Speaking adlı bir sohbet dizisiyle yöreler arası ve bölgeler ötesi bir diyalog başlattı. Bu sohbet dizisi, Bremen’in sömürgecilik ve kölelikteki rolünün sohbetin gerçekleştiği bölge ve mekânla iç içe geçtiği, AIR InSILo (Hollabrunn/Viyana, Avusturya) ve HIAP (Helsinki/Turku, Finlandiya) gibi çeşitli mekânlarda düzenlendi. Farajnezhad, Mayıs 2024’te GAK Bremen ile birlikte Probe-1 gazetesini yayımladı ve Liverpool Üniversitesi’nde Azadeh Sarjoughian ile birlikte sanatsal metodoloji ve yaşayan arşiv kavramı üzerine bir diyalog oturumu olarak tasarlanan bir konferans-performans verdi.

 

Larissa Araz ve Aria Farajnezhad, Allianz Foundation tarafından desteklenen Alman-Türk ortak üretim programı kapsamında Şubat-Mayıs 2025 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde konuk sanatçı olarak bulunmuştur.

Yıl 2025
Kategori Güzel Sanatlar

Larissa Araz (İstanbul, 1990) sanatçı ve poşe Sanatçı İnisiyatifi’nin kurucusu. New York Üniversitesi’nde Medya, Kültür ve İletişim, İstanbul Koç Üniversitesi’nde Görsel Sanatlar eğitimi aldı. 2019’da Saha Studio’nun misafir sanatçı programına katıldı, 2020-2021’de Arter Araştırma Programı’nda yer aldı. 2021’de Prince Claus Seed Ödülü’nü kazandı, 2023 yılında WHW Akademija’ya seçildi. Avrupa Yatırım Bankası’nın Sanatçı Geliştirme Programı (Artist Development Program) kapsamında Paris’teki Cité internationale des arts’da konuk sanatçı programına davet edildi. 2024 yılında Yunanistan’daki Onassis Konuk Sanatçı Programı’nın bursiyeri oldu.

Araz, alternatif tarihlere, insan-dışı tanıklıklara ve baskın ideolojilerin kurumsal bilgi üretimi yoluyla inşasına odaklanıyor. Kişisel anlatılardan yola çıkarak toplumsal hafızaya kaydedilmemiş ya da orada gözlerden ırak tutulan belgeleri, arşivleri, kalıntıları, sessizlikleri, adları, izleri ve anıları araştırıyor. Gerçeklik ve kurgu arasında mekik dokuyarak olası gelecekleri ve açığa çıkarılmamış geçmişleri tartışmaya çalışıyor. Çalışmalarını çeşitli ortam ve araçlarla yürüten sanatçının pratiğinin odağında metin ve görüntü yer alıyor.

Sanatçı bir yandan da (yazar Ekin Can Göksoy ile birlikte) hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığına dair kadim inançtan yola çıkan palimpsest sanatçı kolektifini yürütüyor. palimpsest, tarihsel kayıtların bir araya getirilip sınıflandırılmasını esas alan modern arşiv kavramsallaştırmasının ötesine geçen bir yaklaşımla elyazmalarındaki derkenarlardan, binaların duvarlarından dökülen süslemelerden, buluntu fotoğrafların arkasına yazılmış mesajlardan ve artık orada olmayanların tanıklığından bir arşiv oluşturma amacıyla yola çıktı.

Araz, poşe Artist Run Space’i Nisan 2018’de kurdu. poşe bir topluluk kurma arzusuyla tasarlandı. Diyalog ve eleştiri ihtiyacı hissedenlere fiziksel ve düşünsel bir açık alan sunmayı amaçlıyor. poşe, solo ve toplu sergilerin yanı sıra çeşitli kamusal programlara ve başka içeriklere de ev sahipliği yapıyor.

 

Aria Farajnezhad (1989, Ahvaz, İran) mühendislik geçmişi olan, uzun süre ritim ve vurmalı çalgılar üzerine çalışmış­ disiplinlerarası bir sanatçı ve organizatördür. Ses ve görüntü araştırmalarında çeşitli mecralara başvuran sanatçının çalışmaları kuşkucu adli tıbba yakın durmaktadır. Kunstverein Hannover Ödülü’nü (2025/2026) kazanan Farajnezhad, 2024’te HIAP (Helsinki Uluslararası Sanatçı Programı), 2023’te WHW Akademija (Zagreb, Hırvatistan) ve 2018/2019’da Ashkal Alwan’ın (Beyrut, Lübnan) Home Workspace Programı bursiyeri oldu. 2020’den 2022’ye kadar Circa 106 (Bremen, Almanya) proje alanının eş direktörlüğünü yürüttü ve Future Archives (Worpswede/ Saarbrücken/Bitterfeld/Bremen, Almanya) proje serisini hayata geçirdi. Aria, Bremen Sanat Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Natascha Sadr Haghighian’ın yürüttüğü Meisterschüler:innen programını tamamlayarak Temmuz 2022’de mezun olmuştur. Farajnezhad, Ocak 2023’ten bu yana, Bremen’deki eski Devlet Merkez Bankası binası bağlamında istikrarsızlaştırılmış koruma/yıkım ikilemini araştırmakta ve kamusal alanların inşasında başat bir rol oynayan aşırı/noksan/eksik temsil politikalarını irdelemektedir. Bremen Tren Garı’nda bulunan mozaiklerdeki ırkçılığı eleştirel bir yaklaşımla sorgulayarak insanlığın evrensel, melez ve hiyerarşik olmayan veçhelerine yer açan alternatif perspektifler geliştirecek kolektif çalışmalar düzenlemektedir. 2023’te, sohbet ettiği kişilerle birlikte üzerine yazı yazılmış mozaikleri sohbet mekanına taşıdığı ve diasporik kopuşu bir yaratıcı güç olarak öne çıkardığı Mosaic Speaking adlı bir sohbet dizisiyle yöreler arası ve bölgeler ötesi bir diyalog başlattı. Bu sohbet dizisi, Bremen’in sömürgecilik ve kölelikteki rolünün sohbetin gerçekleştiği bölge ve mekânla iç içe geçtiği, AIR InSILo (Hollabrunn/Viyana, Avusturya) ve HIAP (Helsinki/Turku, Finlandiya) gibi çeşitli mekânlarda düzenlendi. Farajnezhad, Mayıs 2024’te GAK Bremen ile birlikte Probe-1 gazetesini yayımladı ve Liverpool Üniversitesi’nde Azadeh Sarjoughian ile birlikte sanatsal metodoloji ve yaşayan arşiv kavramı üzerine bir diyalog oturumu olarak tasarlanan bir konferans-performans verdi.

 

Larissa Araz ve Aria Farajnezhad, Allianz Foundation tarafından desteklenen Alman-Türk ortak üretim programı kapsamında Şubat-Mayıs 2025 tarihleri arasında Tarabya Kültür Akademisi’nde konuk sanatçı olarak bulunmuştur.